Bu makalenin tamamını dilerseniz;
www.hukukimakaleler.com
adresinde veya
Legal Hukuk Dergisi'nin Mayıs 2004
sayısında da bulabilirsiniz.
5846 SAYILI YASADA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
IŞIĞINDA
ESER, İCRA, FONOGRAM VE YAPIMLARIN
RADYO VE TELEVİZYON YAYINLARINDA KULLANILMASI
Gelişen teknoloji, diğer tüm sektörleri olduğu gibi, müzik
sektörünü de değişime zorlamaktadır. Günümüzde, müzik piyasasına
yatırım yapan yapımcı şirketlerin (fonogram yapımcılarının),
plastik satışı olarak adlandırabileceğimiz ses kaseti ve compact
disclerin kısaca albümlerin satışından elde edecekleri gelirlerle
ayakta kalabilmeleri ve yeni yatırımlar yapabilmeleri neredeyse
imkansız bir hale gelmiştir. Müzik sektörünün geliştiği adeta
bir sanayi haline geldiği ülkelerde, yapımcı firmalar albüm
satışlarının yanında, sahip oldukları hakların lisanslanmasından
ve meydana getirdikleri ürünlerin umumi mahallerde ve radyo-TV
yayınlarında kullanılmasından çok ciddi gelirler elde etmektedirler.
Her ne kadar yapımcılar ile menfaatleri çatışsa da aynı
tespitin eser sahipleri, yani söz yazarı ve besteciler, için
de yapılması mümkündür. Eser sahipleri, eserlerinin yer aldığı
yapımların çoğaltılmasından elde edecekleri telif gelirlerinin
belki de daha fazlasını lisanslamadan, söz konusu yapımların
umumi mahallerde ve radyo-TV yayınlarında kullanımı dolayısı
ile ödenen ücretlerden kazanmaktadırlar.
İcracı/yorumcu sanatçılar da, seslendirdikleri albümler
karşılığında yapımcılardan aldıkları ücretlerin yanı sıra,
icralarının yer aldığı yapımların umumi mahallerde ve radyo-TV
yayınlarında kullanılmasından gelir elde etme imkanına sahip
olmuşlardır.
Ülkemizde, müzik yapımcıları MÜYAP-Bağlantılı Hak Sahibi
Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği, eser sahipleri MESAM-Türkiye
Musıki Eseri Sahipleri Meslek Birliği ve MSG-Müzik Eseri Sahipleri
Meslek Grubu ve icracı/yorumcu sanatçılar MÜYORBİR-Müzik Yorumcuları
Birliği çatısı altında örgütlenerek sahip oldukları mali hakların
korunması ve mali hak kullanımlarından kaynaklanan gelirlerin
toplanarak adil bir biçimde dağıtılması için mücadele vermektedirler.
Bu makalede, kısaca, 12.03.2004 tarih ve 25400 sayılı Resmi
Gazete'de yayınlanan 03.03.2004 tarih ve 5101 sayılı Çeşitli
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5846 sayılı
Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu'nda yapılan değişiklikler ışığında
eser, icra, fonogram ve yapımların radyo ve televizyonlarda
yayınlanması ve/veya iletimi ile ilgili usul ve esaslar incelenecektir.
Lisanslama ve umuma açık mahallerde eser, icra, fonogram ve
yapımların kullanılması ayrı ayrı makalelere konu olmalıdır.
Eser, İcra, Fonogram ve Yapımların Radyo/Televizyonlarda
Kullanılması
03.03.2004 tarih ve 5101 sayılı yasanın 14. md.si ile değişik
5846 sayılı FSEK'nun 43. md.si umuma açık mahallerde eser,
icra, fonogram ve yapımların yayınlanmasına ve/veya iletilmesine
ilişkin esasları düzenlemektedir.
Radyo-TV kuruluşları, uydu ve kablolu yayın kuruluşları
ile mevcut veya ileride bulunacak teknik imkanlardan yararlanarak
yayın ve/veya iletim yapacak kuruluşlar, yayınlarında yararlanacakları
opera, bale, tiyatro ve benzeri sahneye konmuş eserlerle ilgili
olarak hak sahiplerinden önceden izin almak zorundadırlar.
Bu kuruluşlar sahneye konmuş eserler dışında kalan eser,
icra, fonogram ve yapımlar için ilgili alan meslek birlikleri
ile 5846 sayılı FSEK'nun 52. md.sine uygun sözleşme yaparak
izin almak, söz konusu yayın ve/veya iletimlere ilişkin ödemeleri
bu birliklere yapmak ve kullandıkları eser, icra, fonogram
ve yapımlara ilişkin listeleri bu birliklere bildirmek zorundadır.
Burada anılan meslek birlikleri, yukarıda belirtilen, eser
sahipleri adına MESAM ve MSG ile 5846 sayılı yasa ile bağlantılı
hak sahibi olarak kabul edilen fonogram yapımcıları adına
MÜYAP ve icracı/yorumcu sanatçılar adına da MÜYORBİR'dir.
5846 sayılı yasanın 52. md.si ise mali haklarla ilgili sözleşme
ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı
ayrı gösterilmesi şartını getirmektedir. Sözleşme taraflarının
hangi haklarla ilgili tasarrufta bulunmak istiyorlarsa o hakların
neler olduğunu ayrı ayrı sözleşme metninde göstermeleri gerekmektedir.
Belirtilmeyen haklarla ilgili herhangi bir işlem yapılmamış
sayılacaktır.
3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları
Hakkında Kanun çerçevesinde faaliyet gösteren radyo-TV kuruluşları
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından, anılan Kanun
dışında kalan ve yayın ve/veya iletim yapan diğer kuruluşlar
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sınıflandırılır. 5101
sayılı Kanunun 27. md.si ile getirilen Geçici 6. md. hükmüne
göre; Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç bir ay
içerisinde kanunda öngörülen sınıflandırmanın yapılması gerekmektedir.
Faaliyet gösterdikleri sektörlerde; eser sahipleri ve/veya
bağlantılı hak sahipleri meslek birlikleri, yapılan sınıflandırmaya
bağlı olarak eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımından
ve/veya iletiminden kaynaklanan ödemelere ilişkin tarifeleri
tespit ederler. Meslek birlikleri ile kuruluşlar arasındaki
sözleşmeler, bu tarife bedelleri veya taraflarca yapılabilecek
müzakereler sonucu belirlenecek bedeller üzerinden yapılır.
Tarifelere ilişkin sözleşmeler bakımından takvim yılı esas
alınacak ve söz konusu tarifeler takvim yılı başından itibaren
geçerli olacaktır.
Meslek birlikleri, temsil ettikleri eser, icra, fonogram
ve yapımlar ile üyelerine ilişkin bilgileri, Kültür ve Turizm
Bakanlığı'na bildirmek zorundadırlar. Bu bildirimler her üç
ayda bir güncellenir ve Bakanlıkça oluşturulan ortak bir veri
tabanı üzerinden ilgili taraflara açılır.
5101 sayılı Kanunun 26. md.si ile 5846 sayılı FSEK'na eklenen
Ek Madde 9 hükmüne göre; Bakanlıkça, fikri mülkiyet haklarının
takibi ve korunmasını sağlamak amacıyla ve soruşturma ve kovuşturmalarda
kullanılmak üzere, meslek birlikleri, umuma açık mahaller,
radyo-TV kuruluşları ile fikir ve sanat eserlerinin tespit
edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin materyalleri üreten ve/veya
bu materyallerin dolum, çoğaltım ve satışını yapan veya herhangi
bir şekilde yayan yerlerin dahil olduğu ortak bir veri tabanı
oluşturulur.
Gerekli alt yapı ve donanım, erişim, kullanım, yetkilendirme,
veri tabanının oluşturulmasına ilişkin diğer hususlar Bakanlıkça
çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir. 5101 sayılı Kanunun
27. md.si ile getirilen Geçici 8. md. ise Ek 9. md.de öngörülen
veri tabanının Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl
içerisinde oluşturulacağı hükmünü getirmektedir.
Eser sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri - MESAM
ve MSG - veya bağlantılı hak sahipleri alanında kurulmuş meslek
birlikleri - MÜYAP ve MÜYORBİR - veya aynı sektörde faaliyet
gösteren meslek birlikleri, bir araya gelerek protokole bağlamak
suretiyle ortak tarifeler belirleyebilirler. Ortak tarifeler
protokole taraf meslek birlikleri açısından bağlayıcıdır.
Meslek birlikleri, tarifeler veya ortak tarifeleri her takvim
yılının dokuzuncu ayında kullanıcıları temsil eden ve kanunla
kurulmuş kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile
Bakanlığa bildirirler. Radyo-TV kuruluşları, müzakere ve sözleşme
yapılmasına ilişkin verecekleri bağlayıcı nitelikteki yetki
belgeleri ile üye oldukları meslek kuruluşları aracılığıyla
da tarifeleri veya ortak tarifeleri müzakere edebilir ve sözleşme
yapabilirler. Umuma açık mahaller için getirilen, tarifelerin
götürü usulde tespit edilmesi halinde sadece meslek kuruluşları
aracılığı ile müzakere edilip sözleşme imzalanacağında dair
FSEK md. 41/6,son hükmü, radyo-TV kuruluşları bakımından uygulanması
zorunlu bir düzenleme değildir.
Onuncu ayda radyo-TV kuruluşları veya meslek kuruluşları
ile meslek birlikleri arasında tarifeler veya ortak tarifeler
üzerinde uzlaşma sağlanamaması ve sözleşme yapılamaması halinde,
en geç bu ayın sonuna kadar, meslek birlikleri ve/veya meslek
kuruluşları tarafından bu tarifelerin Bakanlıkça oluşturulacak
uzlaştırma komisyonunda müzakere edilmesi talep edilebilir.
Uzlaştırma komisyonu, taraflarda birinin talebi ve Bakanlığın
uygun görmesi halinde, tarifeleri müzakere etmek üzere, Bakanlık
tarafından, talep tarihinden itibaren on beş gün içinde oluşturulur.
Komisyon, Bakanlıktan bir, Rekabet Kurumu'ndan iki temsilci
ve ilgili meslek birlikleri ile kullanıcıları temsil eden
meslek kuruluşlarının birer temsilcisinden oluşur. Bakanlık
temsilcisi komisyon başkanıdır. Aynı usulle, komisyon üye
sayısı kadar yedek üye seçilir. Sekretarya hizmetleri Bakanlık
ilgili birimi tarafından yürütülür.
Komisyon oluşturulduğu tarihten itibaren on beş gün içinde,
raporunu hazırlayarak, Bakanlığa ve taraflara bildirir. Radyo-TV
kuruluşları ve meslek birlikleri, Komisyon raporunun açıklandığı
tarihten itibaren on beş gün içinde, meslek birliklerinin
açıklamış oldukları tarifeleri veya müzakereler neticesinde
mutabakata vardıkları tarifeleri sözleşmeye bağlayabilirler.
Meslek birliklerince belirlenen tarife veya ortak tarifeler
üzerinden sözleşmenin yapılamaması halinde, taraflar yargı
yoluna başvurabilirler. Yargılama sürecinde bir önceki yıl
sözleşme yapmış olan radyo-TV kuruluşları, meslek birlikleri
aksini bildirmedikçe, dava konusu tarifenin ¼'ünü dava sonuçlanıncaya
kadar her üç ayda bir meslek birlikleri adına açılmış banka
hesabına yatırmak suretiyle eser, icra, fonogram ve yapımları
yayınlayabilir ve/veya iletebilirler. Bir önceki yıl sözleşme
yapmamış radyo-TV kuruluşları ile ilk defa sözleşme yapacak
radyo-TV kuruluşlarının dava sürecinde eser, icra, fonogram
ve yapımları kullanabilmeleri ilgili meslek birliklerinin
iznine bağlıdır. Dava sonuçlanıncaya kadar ödenen miktar,
mahkeme kararı ile tespit edilen tarife bedelinden mahsup
edilir.
Tarifelerin tespit edilmesinde ve uzlaşmazlıkların hallinde,
5101 sayılı Kanunun 13. md.si ile 5846 sayılı FSEK'na eklenen
42/A md.sinin üçüncü fıkrasında yer alan, tarife tespitine
ilişkin esaslar dikkate alınır. Buna göre tarifelerin tespit
edilmesinde; tarifelerin uluslararası uygulamaların ülkenin
ekonomik ve toplumsal koşullarına uyarlanabilirliği göz önünde
bulundurularak makul seviyede belirlenmesi ile teknolojik
alandaki değişimlerin yanı sıra eser, icra, fonogram, ve yapımların
yaratıldığı ve kullanıldığı sektörlerin yapısını tahrip edici,
üretimi ve kullanımı engelleyici ve genel kabul görmüş uygulamalara
zarar verici bir etki yaratılmaması, rekabeti bozucu şartlar
oluşturulmaması, yapılan sınıflandırma, ilgili sektördeki
ürün fiyatları ve bu sektörlerin gayrisafi milli hasıladaki
payı, eser, icra, fonogram ve yapımların kullanım ve/veya
iletim sıklığı, birim fiyat veya götürü usulü ödeme, ödeme
planı ve benzeri hususlar esas alınır.
Radyo-TV kuruluşları tarafından yayınlanan ve/veya iletimi
yapılan eser, icra, fonogram ve yapımlar üzerinde hak sahibi
olan gerçek veya tüzel kişiler, ödemelerin yapılmasını ancak
yetki verdikleri meslek birlikleri aracılığı ile talep edebilirler.
Sınıflandırma, uzlaştırma komisyonuna başvuru halinde Bakanlıkça
alınacak ücretler ve uzlaştırma komisyonunun çalışması ile
sair usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile
belirlenir. Geçici 8. md.ye göre söz konusu yönetmeliğin Kanunun
yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde hazırlanarak yürürlüğe
konması gerekmektedir.
5101 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce meslek birlikleri
ile radyo-TV kuruluşları arasında imzalanmış bulunan yayın
sözleşmeleri, bütün hükümleri ile bu sözleşmelerde belirtilen
sürelerin sonuna kadar geçerlidir.
5101 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç
bir ay içerisinde öngörülen sınıflandırmaların yapılması gerekmektedir.
Bu sınıflandırmaya bağlı olarak tarifelerin meslek birlikleri
tarafından en geç bir ay içerisinde ilk defa ilan edilmesinden
veya duyurulmasından itibaren altı ay içinde izin almak ve
sözleşme yapmak üzere meslek birliklerine müracaat eden radyo-TV
kuruluşları üçer aylık dönemler için meslek birlikleri tarifesinin
¼'ünü ödeyerek eser, icra, fonogram ve yapımları yayınlamaya
ve/veya iletmeye en fazla altı ay süreyle devam edebilirler.
Eser, icra, fonogram ve yapımların radyo-TV yayınlarında
kullanılması ile ilgili usul ve esasların tam anlamıyla açıklığa
kavuşması yasada belirtilen yönetmeliklerin Bakanlık tarafından
bir an çıkarılmasına bağlıdır. Söz konusu yönetmelikler hazırlanırken
konu ile ilgili meslek birliklerinin görüşlerinin alınması
uygulamada meydana gelebilecek tartışma ve uzlaşmazlıkları
en aza indirmede büyük bir öneme sahiptir. 5846 sayılı FSEK'nda
bir önceki değişiklikleri yapan 21.02.2002 tarih ve 4630 sayılı
yasada belirtilen yönetmeliklerin yayınlanmasında meydana
gelen gecikmelerin uygulamada yarattığı sıkıntıların bir daha
yaşanmaması için Bakanlık yetkililerinin bu konuya hassasiyet
göstermesi temennimizdir.
|