5846 SAYILI YASADA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER IŞIĞINDA ESER, İCRA, FONOGRAM VE YAPIMLARIN RADYO VE TELEVİZYON YAYINLARINDA KULLANILMASI

Gelişen teknoloji, diğer tüm sektörleri olduğu gibi, müzik sektörünü de değişime zorlamaktadır. Günümüzde, müzik piyasasına yatırım yapan yapımcı şirketlerin (fonogram yapımcılarının), plastik satışı olarak adlandırabileceğimiz ses kaseti ve compact disclerin kısaca albümlerin satışından elde edecekleri gelirlerle ayakta kalabilmeleri ve yeni yatırımlar yapabilmeleri neredeyse imkansız bir hale gelmiştir. Müzik sektörünün geliştiği adeta bir sanayi haline geldiği ülkelerde, yapımcı firmalar albüm satışlarının yanında, sahip oldukları hakların lisanslanmasından ve meydana getirdikleri ürünlerin umumi mahallerde ve radyo-TV yayınlarında kullanılmasından çok ciddi gelirler elde etmektedirler.

Her ne kadar yapımcılar ile menfaatleri çatışsa da aynı tespitin eser sahipleri, yani söz yazarı ve besteciler, için de yapılması mümkündür. Eser sahipleri, eserlerinin yer aldığı yapımların çoğaltılmasından elde edecekleri telif gelirlerinin belki de daha fazlasını lisanslamadan, söz konusu yapımların umumi mahallerde ve radyo-TV yayınlarında kullanımı dolayısı ile ödenen ücretlerden kazanmaktadırlar.

İcracı/yorumcu sanatçılar da, seslendirdikleri albümler karşılığında yapımcılardan aldıkları ücretlerin yanı sıra, icralarının yer aldığı yapımların umumi mahallerde ve radyo-TV yayınlarında kullanılmasından gelir elde etme imkanına sahip olmuşlardır.

Ülkemizde, müzik yapımcıları MÜYAP-Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği, eser sahipleri MESAM-Türkiye Musıki Eseri Sahipleri Meslek Birliği ve MSG-Müzik Eseri Sahipleri Meslek Grubu ve icracı/yorumcu sanatçılar MÜYORBİR-Müzik Yorumcuları Birliği çatısı altında örgütlenerek sahip oldukları mali hakların korunması ve mali hak kullanımlarından kaynaklanan gelirlerin toplanarak adil bir biçimde dağıtılması için mücadele vermektedirler.

Bu makalede, kısaca, 12.03.2004 tarih ve 25400 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 03.03.2004 tarih ve 5101 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5846 sayılı Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu’nda yapılan değişiklikler ışığında eser, icra, fonogram ve yapımların radyo ve televizyonlarda yayınlanması ve/veya iletimi ile ilgili usul ve esaslar incelenecektir. Lisanslama ve umuma açık mahallerde eser, icra, fonogram ve yapımların kullanılması ayrı ayrı makalelere konu olmalıdır.

Eser, İcra, Fonogram ve Yapımların Radyo/Televizyonlarda Kullanılması

03.03.2004 tarih ve 5101 sayılı yasanın 14. md.si ile değişik 5846 sayılı FSEK’nun 43. md.si umuma açık mahallerde eser, icra, fonogram ve yapımların yayınlanmasına ve/veya iletilmesine ilişkin esasları düzenlemektedir.

Radyo-TV kuruluşları, uydu ve kablolu yayın kuruluşları ile mevcut veya ileride bulunacak teknik imkanlardan yararlanarak yayın ve/veya iletim yapacak kuruluşlar, yayınlarında yararlanacakları opera, bale, tiyatro ve benzeri sahneye konmuş eserlerle ilgili olarak hak sahiplerinden önceden izin almak zorundadırlar.

Bu kuruluşlar sahneye konmuş eserler dışında kalan eser, icra, fonogram ve yapımlar için ilgili alan meslek birlikleri ile 5846 sayılı FSEK’nun 52. md.sine uygun sözleşme yaparak izin almak, söz konusu yayın ve/veya iletimlere ilişkin ödemeleri bu birliklere yapmak ve kullandıkları eser, icra, fonogram ve yapımlara ilişkin listeleri bu birliklere bildirmek zorundadır. Burada anılan meslek birlikleri, yukarıda belirtilen, eser sahipleri adına MESAM ve MSG ile 5846 sayılı yasa ile bağlantılı hak sahibi olarak kabul edilen fonogram yapımcıları adına MÜYAP ve icracı/yorumcu sanatçılar adına da MÜYORBİR’dir.

5846 sayılı yasanın 52. md.si ise mali haklarla ilgili sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şartını getirmektedir. Sözleşme taraflarının hangi haklarla ilgili tasarrufta bulunmak istiyorlarsa o hakların neler olduğunu ayrı ayrı sözleşme metninde göstermeleri gerekmektedir. Belirtilmeyen haklarla ilgili herhangi bir işlem yapılmamış sayılacaktır.

3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun çerçevesinde faaliyet gösteren radyo-TV kuruluşları Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından, anılan Kanun dışında kalan ve yayın ve/veya iletim yapan diğer kuruluşlar Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sınıflandırılır. 5101 sayılı Kanunun 27. md.si ile getirilen Geçici 6. md. hükmüne göre; Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç bir ay içerisinde kanunda öngörülen sınıflandırmanın yapılması gerekmektedir.

Faaliyet gösterdikleri sektörlerde; eser sahipleri ve/veya bağlantılı hak sahipleri meslek birlikleri, yapılan sınıflandırmaya bağlı olarak eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımından ve/veya iletiminden kaynaklanan ödemelere ilişkin tarifeleri tespit ederler. Meslek birlikleri ile kuruluşlar arasındaki sözleşmeler, bu tarife bedelleri veya taraflarca yapılabilecek müzakereler sonucu belirlenecek bedeller üzerinden yapılır.

Tarifelere ilişkin sözleşmeler bakımından takvim yılı esas alınacak ve söz konusu tarifeler takvim yılı başından itibaren geçerli olacaktır.

Meslek birlikleri, temsil ettikleri eser, icra, fonogram ve yapımlar ile üyelerine ilişkin bilgileri, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bildirmek zorundadırlar. Bu bildirimler her üç ayda bir güncellenir ve Bakanlıkça oluşturulan ortak bir veri tabanı üzerinden ilgili taraflara açılır.

5101 sayılı Kanunun 26. md.si ile 5846 sayılı FSEK’na eklenen Ek Madde 9 hükmüne göre; Bakanlıkça, fikri mülkiyet haklarının takibi ve korunmasını sağlamak amacıyla ve soruşturma ve kovuşturmalarda kullanılmak üzere, meslek birlikleri, umuma açık mahaller, radyo-TV kuruluşları ile fikir ve sanat eserlerinin tespit edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin materyalleri üreten ve/veya bu materyallerin dolum, çoğaltım ve satışını yapan veya herhangi bir şekilde yayan yerlerin dahil olduğu ortak bir veri tabanı oluşturulur.

Gerekli alt yapı ve donanım, erişim, kullanım, yetkilendirme, veri tabanının oluşturulmasına ilişkin diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir. 5101 sayılı Kanunun 27. md.si ile getirilen Geçici 8. md. ise Ek 9. md.de öngörülen veri tabanının Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde oluşturulacağı hükmünü getirmektedir.

Eser sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri – MESAM ve MSG – veya bağlantılı hak sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri – MÜYAP ve MÜYORBİR – veya aynı sektörde faaliyet gösteren meslek birlikleri, bir araya gelerek protokole bağlamak suretiyle ortak tarifeler belirleyebilirler. Ortak tarifeler protokole taraf meslek birlikleri açısından bağlayıcıdır.

Meslek birlikleri, tarifeler veya ortak tarifeleri her takvim yılının dokuzuncu ayında kullanıcıları temsil eden ve kanunla kurulmuş kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile Bakanlığa bildirirler. Radyo-TV kuruluşları, müzakere ve sözleşme yapılmasına ilişkin verecekleri bağlayıcı nitelikteki yetki belgeleri ile üye oldukları meslek kuruluşları aracılığıyla da tarifeleri veya ortak tarifeleri müzakere edebilir ve sözleşme yapabilirler. Umuma açık mahaller için getirilen, tarifelerin götürü usulde tespit edilmesi halinde sadece meslek kuruluşları aracılığı ile müzakere edilip sözleşme imzalanacağında dair FSEK md. 41/6,son hükmü, radyo-TV kuruluşları bakımından uygulanması zorunlu bir düzenleme değildir.

Onuncu ayda radyo-TV kuruluşları veya meslek kuruluşları ile meslek birlikleri arasında tarifeler veya ortak tarifeler üzerinde uzlaşma sağlanamaması ve sözleşme yapılamaması halinde, en geç bu ayın sonuna kadar, meslek birlikleri ve/veya meslek kuruluşları tarafından bu tarifelerin Bakanlıkça oluşturulacak uzlaştırma komisyonunda müzakere edilmesi talep edilebilir.

Uzlaştırma komisyonu, taraflarda birinin talebi ve Bakanlığın uygun görmesi halinde, tarifeleri müzakere etmek üzere, Bakanlık tarafından, talep tarihinden itibaren on beş gün içinde oluşturulur. Komisyon, Bakanlıktan bir, Rekabet Kurumu’ndan iki temsilci ve ilgili meslek birlikleri ile kullanıcıları temsil eden meslek kuruluşlarının birer temsilcisinden oluşur. Bakanlık temsilcisi komisyon başkanıdır. Aynı usulle, komisyon üye sayısı kadar yedek üye seçilir. Sekretarya hizmetleri Bakanlık ilgili birimi tarafından yürütülür.

Komisyon oluşturulduğu tarihten itibaren on beş gün içinde, raporunu hazırlayarak, Bakanlığa ve taraflara bildirir. Radyo-TV kuruluşları ve meslek birlikleri, Komisyon raporunun açıklandığı tarihten itibaren on beş gün içinde, meslek birliklerinin açıklamış oldukları tarifeleri veya müzakereler neticesinde mutabakata vardıkları tarifeleri sözleşmeye bağlayabilirler.

Meslek birliklerince belirlenen tarife veya ortak tarifeler üzerinden sözleşmenin yapılamaması halinde, taraflar yargı yoluna başvurabilirler. Yargılama sürecinde bir önceki yıl sözleşme yapmış olan radyo-TV kuruluşları, meslek birlikleri aksini bildirmedikçe, dava konusu tarifenin ¼’ünü dava sonuçlanıncaya kadar her üç ayda bir meslek birlikleri adına açılmış banka hesabına yatırmak suretiyle eser, icra, fonogram ve yapımları yayınlayabilir ve/veya iletebilirler. Bir önceki yıl sözleşme yapmamış radyo-TV kuruluşları ile ilk defa sözleşme yapacak radyo-TV kuruluşlarının dava sürecinde eser, icra, fonogram ve yapımları kullanabilmeleri ilgili meslek birliklerinin iznine bağlıdır. Dava sonuçlanıncaya kadar ödenen miktar, mahkeme kararı ile tespit edilen tarife bedelinden mahsup edilir.

Tarifelerin tespit edilmesinde ve uzlaşmazlıkların hallinde, 5101 sayılı Kanunun 13. md.si ile 5846 sayılı FSEK’na eklenen 42/A md.sinin üçüncü fıkrasında yer alan, tarife tespitine ilişkin esaslar dikkate alınır. Buna göre tarifelerin tespit edilmesinde; tarifelerin uluslararası uygulamaların ülkenin ekonomik ve toplumsal koşullarına uyarlanabilirliği göz önünde bulundurularak makul seviyede belirlenmesi ile teknolojik alandaki değişimlerin yanı sıra eser, icra, fonogram, ve yapımların yaratıldığı ve kullanıldığı sektörlerin yapısını tahrip edici, üretimi ve kullanımı engelleyici ve genel kabul görmüş uygulamalara zarar verici bir etki yaratılmaması, rekabeti bozucu şartlar oluşturulmaması, yapılan sınıflandırma, ilgili sektördeki ürün fiyatları ve bu sektörlerin gayrisafi milli hasıladaki payı, eser, icra, fonogram ve yapımların kullanım ve/veya iletim sıklığı, birim fiyat veya götürü usulü ödeme, ödeme planı ve benzeri hususlar esas alınır.

Radyo-TV kuruluşları tarafından yayınlanan ve/veya iletimi yapılan eser, icra, fonogram ve yapımlar üzerinde hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişiler, ödemelerin yapılmasını ancak yetki verdikleri meslek birlikleri aracılığı ile talep edebilirler.
Sınıflandırma, uzlaştırma komisyonuna başvuru halinde Bakanlıkça alınacak ücretler ve uzlaştırma komisyonunun çalışması ile sair usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir. Geçici 8. md.ye göre söz konusu yönetmeliğin Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde hazırlanarak yürürlüğe konması gerekmektedir.

5101 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce meslek birlikleri ile radyo-TV kuruluşları arasında imzalanmış bulunan yayın sözleşmeleri, bütün hükümleri ile bu sözleşmelerde belirtilen sürelerin sonuna kadar geçerlidir.

5101 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç bir ay içerisinde öngörülen sınıflandırmaların yapılması gerekmektedir. Bu sınıflandırmaya bağlı olarak tarifelerin meslek birlikleri tarafından en geç bir ay içerisinde ilk defa ilan edilmesinden veya duyurulmasından itibaren altı ay içinde izin almak ve sözleşme yapmak üzere meslek birliklerine müracaat eden radyo-TV kuruluşları üçer aylık dönemler için meslek birlikleri tarifesinin ¼’ünü ödeyerek eser, icra, fonogram ve yapımları yayınlamaya ve/veya iletmeye en fazla altı ay süreyle devam edebilirler.

Eser, icra, fonogram ve yapımların radyo-TV yayınlarında kullanılması ile ilgili usul ve esasların tam anlamıyla açıklığa kavuşması yasada belirtilen yönetmeliklerin Bakanlık tarafından bir an çıkarılmasına bağlıdır. Söz konusu yönetmelikler hazırlanırken konu ile ilgili meslek birliklerinin görüşlerinin alınması uygulamada meydana gelebilecek tartışma ve uzlaşmazlıkları en aza indirmede büyük bir öneme sahiptir. 5846 sayılı FSEK’nda bir önceki değişiklikleri yapan 21.02.2002 tarih ve 4630 sayılı yasada belirtilen yönetmeliklerin yayınlanmasında meydana gelen gecikmelerin uygulamada yarattığı sıkıntıların bir daha yaşanmaması için Bakanlık yetkililerinin bu konuya hassasiyet göstermesi temennimizdir.

*Bu Makale Legal Hukuk Dergisi’nin Mayıs 2004 sayısında yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın